All for Joomla All for Webmasters
Asansörün Tarihçesi

Asansörün Tarihçesi

  19. yüzyılda bazı maden ocakları ve fabrikalarda, kömür ve gerekli maddelerin taşınmasında yük asansörleri kullanılıyordu. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atmayan ilk asansörler 19. yüzyıl ortalarında yapıldı. Bu döneme kadar kentlerdeki yapılar insanların merdivenle yukarı çıkabileceği yükseklikte, en çok beş altı katlı yapılıyordu. 

 

Bu güvenli asansörler buhar gücü ile çalışıyordu. Bu asansörlerde buhar makinesi bir tamburu döndürüyor, asansör kabinini çeken halat da tıpkı makaralı balık oltalarında olduğu gibi bu tamburun üzerine sarılıyordu. 

  1870-1900 yılları arasında çoğunlukla hidrolik asansörler kullanıldı. Bu sistemde, yarısı yapının en üst katından yere kadar inen, öbür yarısı da temelin altında toprağa gömülü olan çelikten bir silindir asansör boşluğunu oluşturuyordu. Asansörün kabini de bu silindirin içinde aşağı yukarı hareket eden çok sağlam bir çelik pistonun üzerine oturtulmuştu. 

  Silindire basınçlı su pompalandığında aşağıya iniyordu. 1890'dan sonra elektrik motorları yaygınlaşınca hidrolik asansörlerin yerini elektrikli asansörler aldı. Bugün kullanılan asansörlerin hemen hepsi elektriklidir.Günümüzde sadece yüksek binalarda kullanma zorunluluğundan ziyade artık günlük ihtiyaçlar arasında yer alan asansörlerin icadı milattan öncesine dayanmaktadır. 

  Milattan önce 200’lü yıllarda yaşayan Archimedes (Arşimet) tarafından ilk olarak insan gücüyle çalışan basit bir kaldıraç yapıldığı ve bunun Roma Saraylarında kullanıldığı tarih kitaplarında yer almaktadır. Bu dönemde kullanılan bu tarz ilkel asansörler; insan, hayvan veya su gücü yardımıyla çalışmaktaydı. 

  19. yüzyıl ortalarından itibaren, madenlere, depolara veya fabrikalara malzeme taşımak için kullanılan asansörlerde buhar gücü kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Ancak buna rağmen halatla bağlı olan bir platform şeklinde olup herhangi bir emniyeti yoktur.1853 yılında, Amerikalı mucit Elisha Otis sadece iki kat arasında çalışan basit bir yük asansörü yapmış ve düşmeyi önleyecek güvenlik elemanlarını sergilemek amacıyla halatları devre dışı bırakarak bir gösteri yapmıştır. 

  Bu olay güvenlik elemanlarına olan güveni artırmıştır.1846’da Sir William Armstrong hidrolik bir vinç yapmış ve 1870’ten önce artık hidrolik makinalar,buharla çalışan asansörlerin yerini almaya başlamıştır. Büyük şehirlerde basınçlı su şebekesinin de kurulması da, hidrolik asansör yapımını etkileyen etkenlerdendir. Hidrolik asansörler ağır bir pistonladesteklenmekte, bir silindir bunun içinde hareket etmekte ve su veya yağ yardımıyla basınç meydana getiren pompalarla çalıştırılmaktaydılar. 

  1867 yılında Paris’te Leon Edoux tarafından yapılan bir hidrolik asansör ilk olarak “Ascenceur”adıyla tanıtılmıştır.Aynı zamanlarda, asansörlerde tahrik kasnakları kullanılmaya başlanmıştır. Uzun zamandırmadencilikte kullanılan tahrik kasnaklarının icatları, bu tarihten 50 yıl öncesine kadar dayanmaktadır.Asansörün hareket mesafesi ve pratikliği açısından tahrik kasnaklarının önemli bir yeri vardır. 

  Tahrik kasnağında çok sayıda halat kullanabilme olanağı ile işletme güvenliğinin artmasını sağlar.1880 yılında Alman mucit Werner von Siemens tarafından, asansörlerde elektrik motoru kullanılmaya başlanmıştır. Elektrik motoru kabinin altına monte ediliyor ve kuyu duvarına askılarla sabitlenen dişliler sayesinde çalıştırılıyordu.19. yüzyıl sonlarında elektriğin yaygınlaşmasıyla elektrik motorları teknolojisi ve kontrol sistemleri oldukça gelişti. 

   1889 yılında da elektrik motoru ile direkt bağlı asansörleri, değerli ve yüksek binalarda kullanılmaya başlandı. 1903 yılında da bu tasarım dişlisiz elektrik motorları olarak geliştirildi.1887 yılında Alexander Milestarafından yapılan elektrikli asansörde önemli tasarımlar geliştirildi. Yaptığı asansörde kendiliğinden açılıp kapanan ve katta değilken açılmayan asansör kapıları kullanıldı. Alexander Milesbunun için otomatik bir mekanizmageliştirdi. 

  O zamanlarda, kullanıcılar veya operatörler kuyu için manuel bir kilit sistemine ihtiyaç duyuyorlardı.Çünkü kuyuya açılan kapıyı kapatmayı unuttuklarında insanların kuyuya düşmesine neden olan kazalar oluyordu.20. yüzyılda , asansör teknolojisi gelişimini büyük bir hızla devam ettirdi. 

Klasik tek hızlı motorlar yerini çok hızlı motorlara bıraktı.Kat seviyeleme ve sarsıntısız seyiriçin gelişmeler oldu,elektromanyetik teknoloji manuelhalat kontaklarının ve frenin yerinialdı. Butonlu kontrol ve komplekssinyal sistemleri de tüm bu gelişmeler arasındadır.